24 Kasım Öğretmenler Günü

Bugün 24 Kasım!
24 Kasım denilince kuşkusuz herkesin aklına ilk ‘öğretmenler günü’ gelir.

Peki, öğretmen denilince akla ne gelir?

Kadrolu öğretmen gelir.
Mesela maaşı yoksulluk sınırının altında olan, alelade bilgi yarışmalarında ‘üç ay tatili olan meslek’ şeklinde betimlenen, gün geçtikçe öğretmenlere saygısızca davranarak kendini “haklı” gören ya da görmek isteyen kişilerin nazarında; bağırılabilecek, tartaklanabilecek hatta şiddete uğratılabilecek şekilde düşünülen öğretmenler gelir.

Sözleşmeli öğretmen gelir.
Kadrolu öğretmenle aynı şartlarda ve iç içe çalışmalarına karşın; özlük hakları konusunda kadrolu öğretmenlerle aynı statüde değerlendirilmeyen, birtakım idarecilerin angarya işlerini yapmadığı takdirde ‘Sözleşmeni iptal ettiririm, işsiz kalırsın!’ tehditlerine katlanmak zorunda bırakılan öğretmenler gelir.

Ücretli öğretmen gelir.
Üniversiteden yeni mezun olmuş, kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerle aynı ortamda, aynı şartlarda çalışmasına karşın; özlük hakları bulunmayan, maaş karşılığı değil; ek ders karşılığı çalışan, aldığı ücret açlık sınırının altında kalan ve acaba daha kaç gün çalışabileceği sorusunu her gün kendisine soran genç, heyecanlı dinamik ve idealist öğretmenler gelir

Ataması Yapılmamış Öğretmenler

Sayıları dünya üzerindeki 50 ülkenin nüfusundan daha kalabalık olan bu öğretmenlerimiz istihdam azlığı dolayısıyla dünyayı gezme hayalleri kurarlarken dershanelerde gezen, kitap okuma hayalleri kurarlarken KPSS’ye çalışan, sosyal çevresinin ekserisini kendi arkadaşları değil; YouTube’dan ders anlatan kişilerin oluşturduğu öğretmenlerdir. İçlerinde şanslı olanlar güneşten daha fazla mesai yapmak ve fizyolojik ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak düzeyde maaşa razı kalarak özel okullarda iş buldukları için sevinçlidirler. Geriye kalanlar ise bir yandan ailesinden harçlık istemenin burukluğu, bir yandan KPSS çalışmak zorunda olduklarının inancı ve bir yandan ise ‘Öğretmen alımı kaç bin olacak?’ sorusunun olası tahminleri ile gençliğini yitirmek zorunda kalır.

Ruh sağlığı uzmanları olarak aydınlık yarınlarımızın teminatı olan öğretmenlerimizin gerek devlet gerekse millet nezdindeki itibarı arttırılmadıkça, maaş ve özlük hakları gibi hususlarda iyileştirilme yapılmadıkça, halen yurdun dört bir tarafında Öğretmen olmak gayesi ile Üniversite sıralarında dirsek çürüten öğretmen adaylarımızın problemleri asgari düzeye indirgenilmedikçe ve öğretmenlik yapabilmek için gerekli şartın sadece KPSS puan üstünlüğüne bağlı olması durumu revize edilmedikçe Bizler platform olarak Eğitim sistemimizin ve öğretmenlik meslek değerinin geriye gidişini büyük bir üzüntü ile seyredeceğimiz inancını taşıyoruz. Istihdamı sağlanmamış genç öğretmenlerimizin ekonomik sıkıntıya bağlı olarak intihar etmelerini İlgi çekmek için yapılmış davranış olarak değerlendiren zihniyeti değil okulları karakol öğretmenleri ise Ordu olarak değerlendiren ve en büyük düşmanın olduğuna inanan Mustafa Necati lerin zihniyetini özümsemek mecburiyetinde olduğumuza inanıyor, aydınlanma meşalesini yakmak, Fikri hür vicdanı hür irfanı hür nesiller yetiştirmek gayesi ile mesleğini büyük bir gayret ve feraset ile ifa etmeye çalışan tüm öğretmenlerimize muvaffakiyetler dileriz.

Nutuk atmaya gelince Hazreti Ali’nin ‘Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum!’ sözünü dillerine pelesenk edenlerin icraata gelince aynı öğretmeni 40 yıl çalıştırdıktan sonra emekli etmenin türlü yollarını aradığı dönemde bugün biz neyi kutlayacağız?

nurkrs

Atanmaya çalışan bir psikolojik danışman adayı

Bakmak istersen...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir