AKRAN ZORBALIĞI

Okul dönemi çocuk için büyük bir önem arz eder çünkü ilk sosyalleşme yeri olan ailesinden bambaşka psikososyal gelişim gösterebileceği sosyal bir alana girer. Bu sosyalleşme beraberinde de akranlarla iletişimi meydana getirir. Bu iletişim bireyin gelişimine çoğu zaman katkıda bulunduğu gibi olumsuz sonuçlar da doğurabilmektedir. Olumsuz sonuç olarak en sık karşılaştığımız durum olarak zorbalık karşımıza çıkmaktadır.
Zorbalık hakkında birçok tanım bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın ve genel olanı Olweus’un tanımı kullanılmaktadır. Bu tanıma göre zorbalık, “bir öğrenci, bir veya birden fazla öğrencinin olumsuz davranışlarına, tekrarlı olarak ve birçok kez maruz kalıyorsa zorbalığa maruz kalmıştır veya kurban olmuştur.” şeklindedir (akt.Totan, 2007). Zorbalığı şiddetten ayıran bazı özellikleri mevcuttur. Bunlar; zorbalığın birden fazla tekrarlanması, içinde güç dengesizliği barındırması bu dengesizlik fiziksel güç, sayı, yaş ve boy gibi özelliklerde olabilmektedir.
Akran zorbalığı, bir çocuğun benzer yaş grubundaki başka bir çocuğa sözel ya da fiziksel şiddetine akran zorbalığı adı verilmektedir. Eğer mağdur tepki göstermez, hatta kimseye bahsetmezse akran zorbalığına maruz kalmaya devam edebilir. Bu durum başka çocukların da mağdura akran zorbalığı yapma ihtimalini arttırabilir. Bu şekilde sürekli hale gelebileceği ve mağdurun ruhsal durumunu bozabileceği için akran zorbalığının önlenmesi oldukça önemlidir. Yapılan çalışmalar her 3 çocuktan 1 inin hayatlarının bir döneminde akran zorbalığına maruz kaldığını, çocukların %10-14 civarının ise 6 ayı aşan kronik akran zorbalığına maruz kaldığını işaret ediyor.
Okulda birçok akranı ile güzel vakit geçirmek varken neden bazı öğrenciler zorbalık yaparak akran ilişkilerini zorlaştırmaktadır? Zorbalık yapmalarına neden olan birkaç şey şunlardır: güç duygusundan hoşlanmak, popüler olmak, sert ve dayanıklı izlenimi vermek, korkularını gizlemek, başkaları tarafından beğenilmek, kendilerini yetersiz ve aşağılık hissettikleri için zorbalığa başvurdukları görülmektedir. Aslında zorbalık onların kendini fark ettirme çabasından doğmaktadır.
Kurban olan öğrencilerin özelliklerinin genel bir profili çizebildiğimiz gibi zorba öğrencilerin de birtakım öne çıkan özellikleri bulunmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre öğretmenlerden alınan bilgiler doğrultusunda zorbalığın en fazla erkekler (%69,53), başarısız öğrenciler (%64,84), yaşça büyükler (%39.06) ve iri yarı öğrenciler (%33,59) tarafından yapıldığı belirtilmektedir (Çınkır ve Kepenekçi, 2003). Bu sonuçlardan da anlaşılabileceği gibi fiziksel olarak daha güçlü olan öğrenciler zorba olmaya daha yatkın olabilmektedir.Aslında zorbalık onların kendini fark ettirme çabasından doğmaktadır.

ZORBALIĞA MARUZ KALMANIN BENLİK SAYGISINA ETKİSİ

Zorbalığa uğramanın kurbanda pek çok olumsuzluğa yol açtığı bilinmektedir. Zorbalığa maruz kalmada kurbanın bazı özellikleri dikkat çekmektedir. Kurbanın akranları tarafından hedef olarak seçilmesini etkileyen bazı duygusal ve davranışsal göstergeler bulunmaktadır. Bu davranışsal ve duygusal göstergeler kaygı, depresyon ve benlik saygısı olmaktadır. 6, 8 ve 10. sınıflardan oluşan 383 öğrenciyle yapılan bir araştırmada ergenlerin kaygı seviyeleri ve depresyona olan yatkınlıkları ile zorbalığa maruz kalmanın ilişkisi olduğu bulunmuştur.

İlkay BEDİR
PDR Lisans Öğrencisi

Bakmak istersen...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir