Flört Şiddeti (3/16)

Flört Şiddeti

Dünya Sağlık Örgütü (WHO, 2002) şiddeti  “Kasıtlı olarak; tehdit veya fiilen kendine, diğer bireye veya bir grup ya da topluluğa karşı yaralama, ölüm, psikolojik zarar verme, engelleme veya yoksun bırakma ile sonuçlanan fiziksel güç kullanılması” olarak tanımlamıştır. Bireylerin benliğini gerçekleştirmesini engelleyici, sosyal yaşamını olumsuz etki altında bırakıcı, işlevselliğine zarar verici ve yaşamını tehdit edici değişken davranışların şiddetin temelinde var olduğuna dikkat edilmelidir.

Flört ise en yalın haliyle iki kişi arasında oluşan psikolojik, duygusal ve cinsel çekimi ve bağlılığı içeren yakınlık olarak tanımlanabilir. Sosyal hayatta kurduğumuz ilişkilerden farklı olarak flört iletişim kurduğumuz bireye karşı ilgi ve duygusal yakınlık hissettiğimiz daha özel bir ilişkiyi ifade eder. Flört ilişkisinde süresi ya da niteliği ne olursa olsun bireylerin sevme ve sevilme ihtiyaçlarının giderildiği; dostluk, mutluluk, aşk, kendini açma gibi olumlu duyguların hissedildiği gözlemlenebilir (Fletcher, Simpson ve Thomas, 2000; Aktaran Küçükarslan, 2011).

Flört şiddeti, kız/erkek arkadaşlığında birisinin diğerine kasıtlı olarak cinsel, fiziksel, ekonomik ve psikolojik saldırıda bulunmasıdır (Ely, Dulmus ve Wodarski 2002). Cinsel şiddet, cinsel davranışlara veya cinsel ilişkiye zorlama gibi; fiziksel şiddet çimdikleme, tokat atma gibi; ekonomik şiddet çalışmasını engelleme ya da kısıtlama gibi; psikolojik şiddet ise küfretme, utandırma gibi davranışları içermektedir (Can-Gürkan ve Coşar 2009; Sezer 2008; Şenol ve Yıldız 2013). Flört şiddeti geçmişte geleneksel olarak erkeğin kadına uyguladığı bir şiddet türü olarak değerlendirilirken, günümüzde her iki cinsiyetin de çeşitli şiddet türleri uyguladığı ya da mağdur olduğu vurgulanmaktadır (Eaton, Kristen, Barrios, Brener ve Noona 2007).

Romantik ilişkilerde şiddet/istismar dört temel başlık altında ele alınmaktadır (Lewis ve Fremouw, 2001): Fiziksel Şiddet, Psikolojik Şiddet, Cinsel Şiddet, Ekonomik Şiddet. Ancak, romantik ilişkilerde istismar denince ilk akla gelen fiziksel şiddettir. Özellikle ergenlik döneminde yaşanan romantik ilişkilerde cinsel (zorla cinsel ilişki kurma, öpme, cinsel içerikli okşama vb.) ve psikolojik şiddetin (hakaret, aşağılama, küçümseme, ölümle tehdit etme) de en az fiziksel şiddet kadar çok yaşandığı görülmektedir.

Yapılan çeşitli çalışmalarda yaygın çift şiddeti, yakın ilişki terörü, romantik ilişkilerde şiddet gibi çeşitli yaklaşım ve adlandırmalarla ele alınan flört şiddetinin bireylerin birbiri üzerinde kontrol kurma isteğine dayandığı ve birbirlerinin haklarına saygı göstermemeleri sonucunda ortaya çıktığı göz önünde bulundurulmalıdır. Uygulanan şiddetin sıklığı ve kim tarafından uygulandığından ziyade nasıl bir ortamda oluştuğu, tetikleyicilerinin neler olduğu ve bireylerin birbirine uyguladığı fiziksel, psikolojik ve ekonomik anlamda zarara yol açan davranışlar bütünü olarak ele alınmalıdır.

Romantik ilişkilerde istismar genellikle tehdit, izolasyon (yakın çevresinden soyutlama) ve gözdağı verme gibi davranışlarla kendini göstermektedir. İstismarın zaman içinde artış gösterme eğilimi vardır. Romantik ilişkide başlayan flört şiddeti ileride aile içi şiddete dönüşebilir. Aile içi şiddet ve istismar konuları genellikle çocuk istismarı ile karıştırılmaktadır. Aslında aile içi şiddet ve istismar, romantik ilişkilerdeki istismarı da içermektedir. Çünkü istismar ilişkilerinin büyük çoğunluğu heteroseksüel ilişkilerde, erkek tarafından kadına yönelik olarak gerçekleşmektedir. Aile içi şiddet ile her ırktaki, yaştaki, cinsel yönelimdeki, dindeki ve cinsiyetteki herhangi biri karşı karşıya kalabilir (Bugay ve Çok 2015)

Psk.Dan.Halime ATEŞ

Bakmak istersen...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir