İNTİHAR (1/13)

Ruh Sağlığı Platformu olarak her ay bir konu üzerinde derinlemesine çalışıp sizler için özgün içerikler üretiyoruz.  Aralık ayı konumuz son günlerde ülkemizin gündemini de çokça meşgul eden ve tüm dünyada ciddi bir halk sağlığı sorunu olan : İntihar

Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü 2019’un temasını “Ruh Sağlığını Güçlendirme ve İntiharı Önleme” olarak belirlemiştir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya üzerinde her yıl yaklaşık 800 bin kişi intihar etmektedir.Bu da 40 saniyede bir insanın intihar ettiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.Hatta siz bu yazıyı okuyana kadar dünyada 4 kişi intihar etmiş olmaktadır. TÜİK 2018 verilerine bakıldığında ülkemizde intihar hızını yüz binde 3.8, intihar eden kişi sayısını ise 3.161 olarak belirtilirken Türkiye %7,3’lük oranla dünyada en çok intiharın gerçekleştiği 100. ülkedir.

 

BİREYİ İNTİHARA SÜRÜKLEYEN SEBEPLER

İntihar sadece bireyi değil, bireyin ailesi başta olmak üzere arkadaşlarını ve toplumu etkileyen bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Biyo-psikososyal yönleri olan intihar sosyal, kültürel ve ekonomik süreçler ile yakından ilgilidir. Daha önce intihar girişiminde bulunmuş olmak, intiharda kullanılacak araç gerece ulaşmada kolaylık, kişinin gerçek ya da sembolik kayıplar yaşaması, işsizlik ile karşı karşıya kalması, yakın çevresi ve ailesi ile iletişim sorunları yaşaması, başta depresyon olmak üzere bir ruhsal sorununun bulunması, çevresel ve genetik faktörler, zorlu yaşam olayları (travmatik deneyimler), çocukluk çağı travmaları, cinsel, fiziksel ve/veya duygusal istismar, fiziksel hastalıklar, alkol ve uyuşturucu kullanımı, yalnız yaşama ve sosyal destek eksikliği, umutsuzluk, çaresizlik ve anlamsızlık duyguları, kronik hale gelen yas, madde kullanımı, savaş, terör, toplumsal huzursuzlukların arttığı dönemler, zorunlu göç yaşama, dışlanma ve ayrımcılığa maruz kalmak gibi risk faktörleri intihar düşüncesini tetikleyen ve intihar eyleminin gerçekleştirilmesine zemin hazırlayan süreçler olarak karşımıza çıkmaktadır.

İntiharı “büyük bir kamu sağlığı sorunu” olarak tanımlayan Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre 15- 29 yaş arasındaki gençlerde intihar en büyük ikinci ölüm nedeni olarak görülürken, 70 yaş ve üzerindekilerde ise intihar oranlarının daha yüksek olduğu belirtilmiştir. Her bir insanın yaşamının çok önemli olduğunu göz önüne alırsak rakamlar oldukça korkutucu görünmektedir. Sadece bu istatistiksel sebeplerden dolayı bile intihar üzerinde çalışılması gereken önemli konulardan biri haline gelmektedir.

 

SOSYAL DESTEK SİSTEMİ

Ruh Sağlığı Çalışanları olarak intiharı önleme çalışmalarının ve intihara yönelik çalışmaların multidisipliner bir ekip içerisinde, bütüncül bir perspektifte gerçekleştirilmesinin oldukça önemli olduğuna inanıyoruz.
Ayrıca sosyal destek sistemlerinin de önleyici ve iyileştirici alanlarda önemli olduğu aşikardır. Peki nedir bu sosyal destek sistemi? İnsanların yaşamlarında önemli yerleri olan, gerektiğinde bireylere her manada yardım sağlayabilecek tüm kişiler arası ilişkilere, ruh sağlığını korumalarına yardımcı olabilecek tüm sistemlere sosyal destek sistemleri denilebilir. Sosyal destek sisteminin içinde insanlar arası ilişkiler, arkadaşlar ve özellikle aile önemli bir yer tutmaktadır. Hatta ailenin sosyal destek sisteminin yapı taşı olduğunu söyleyebiliriz.
Sosyal destek sisteminin yararlarına gelecek olursak; sosyal destek sistemi, insanların kendi duygularının açıklama ve anlamlandırmasını kolaylaştırır. Ayrıca diğerlerinden geri bildirim alarak yaşadığı sorunun yalnızca kendisine ait olmadığını öğrenebilir ve diğerlerinin çözüm yöntemlerini öğrenmiş olur. Kişiler arası ilişkiler sayesinde ise kişiler iletişim kurar ve böylece stresten daha az etkilenir.
İntiharı önlemek sadece bireysel düzlemde kişilere müdahale etmekle değil kişiyi çevresi içinde ele alarak toplumsal refah düzeyinin yükseltilmesi ile mümkündür. Bizler koruyucu, önleyici, tedavi ve rehabilite edici çalışmalar ile sorun yaşayan bireylerin problem çözme kapasitelerinin artırılması ve problemlerle baş edebilmeleri için güçlendirme çalışmalarının yapılırken kişilerin sosyal destek sistemlerinin de dahil edilmesini sağlayacak Ruh Sağlığı Yasası’na ihtiyacımız olduğunu belirtmek isteriz.

Sosyal Hizmet Uzmanı
Ayşegül Kocamüminler
Psikolojik Danışman
Zeynep Duman

Bakmak istersen...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir