MEDYA İNTİHARI DESTEKLİYOR(10/13)

Ruh Sağlığı Platformu olarak bu yazımızda intihar olaylarının medya ile ne kadar bağlantılı olduğuna ve sosyal medyanın intihar üzerinde ne kadar etkili olduğuna bakmaya çalışacağız. Son günlerde gündemimizden eksik olmayan ve gittikçe artan intihar vakalarının bir de medya ile ne kadar alakalı olduğuna değinmek gerek.

İntihar bildiğimiz üzere kişinin kendi yaşamasına son vermesidir, fakat psikolojik açıdan bakarsak intihar için yüksek dozda öfkenin beden üzerinden dışarı çıkarılması diyebiliriz. İnsanların en evrensel özelliği yaşamlarını devam ettirmek ve bu nedenle bir yaşam mücadelesi vermeleridir. Bu mücadele insanların refleksif ya da içgüdüsel olarak sahip oldukları ve yaşamlarını daha iyi geçirmek için edindikleri bir amaçtır. Bu amaçla varlığını sürdüren bir insan nasıl olurda yaşamını aniden sonlandırmak adına intihara başvurabilir?

Dünya genelinde 40 saniyede 1 kişi kendi hayatını sonlandırırken ülkemizde bu sayı 180 dakikada 1 kişi olarak kayıtlara geçmiştir. Bu sayıya bir de intihar etmeyi amaçlamış ancak son anda vazgeç(iril)miş ya da intihar sonucu hayatta kalan bireyleri eklediğimizde durumun vahameti de artmaktadır.

Günümüzde gittikçe küçülen dünyamız, insan ilişkilerini girift bir yapıya getirmiş ve bu girift yapı da insanların hayatlarını birbirine bağlamıştır. Özellikle sosyal medya kullanımının artması bu bağlanma şeklini de körüklemiş ve neredeyse son dönemde intihar etme furyası başlamıştır. . Bunun yanı sıra bildiğimiz gibi medya insanların duygu durum ve tutumları, düşünceleri üzerinde oldukça etkilidir. İntihar haberlerinin masumlaştırarak yayımlanması ise bu duygu durum düşünce ve tutumları derinden etkilemektedir. Özellikle tanınmış şahısların intiharları özendirme yoluyla daha fazla kişiye sebep olmaktadır.

1841’li yıllarda dahi intihar ve öldürme haberlerinin taklide yol açtığını ve bu tür olayları arttırdığı iddia ediliyordu. Bu durum günümüzde ne yazık ki hala geçerliliğini korumaktadır.  İntiharı masallaştırarak, kötü dünya ile savaşan iyi insanların dramı ve kurtuluşu olarak sunan medya intiharın artmasına şiddetle destek oluyor. 1950 yılına ait bir gazete kesitinde şu haber yer almaktaydı: “Ülkemizde de 1931 tarihli matbuat kanununda intihar haberlerinin basında yer alması yasaklanmıştır. Basılabilmesi için en büyük zabıta memurundan izin alınması koşulu aranmıştır, izin alınması halinde bile resimsiz olması hükmü getirilmiştir. Bu madde 1950 yılında 5680 sayılı basın kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. (Resmi Gazete 1950). 1960-70 yıllarında ise intihar haberleri duygusallıktan arınmış sade bir ölüm haberi olarak verilmekteydi. Sayısal verilere baktığımızda da bu dönemlerde intihar olayları azalma göstermiştir.

Bunların yanı sıra çok sevilen sanatçı Marilyn Monroe’nun intiharı (5 Ağustos 1962)  hayranlarını ve sevenlerini çok üzmüştü. Monroe’nun ölümünü izleyen bir ayda ABD’deki intihar vakaları artış göstermişti. İncelendiğinde ise bir önceki yılın aynı ayına göre %12’lik, ya da diğer bir deyişle 200 kişilik bir artış olduğu görülmüştü.

Tüm bu verileri incelediğimizde rahatlıkla anlayabiliyoruz ki sosyal medyada duygusallaştırılan intihar kişilere olumsuz örnek olabilmekte ve intihar oranlarını arttırmaktadır. Özellikle bilinen kişilerin intiharları ve masumlaştırılan intihar haberleri, bireylerde intiharı kurtuluş olarak göstermektedir. Fakat intihar masumlaştırılacak bir olgudan ziyade psikolojik bir rahatsızlıktır, kişiye ve çevresine zarar vermektedir. İntihar insanın yaradılışına aykırı bir eylemdir, insan merak etme ve geleceği görme umuduyla yaratılmıştır fakat intihar bunlara son vermek isteyerek artık beklememektir. Sosyal medyada masumlaştırılan intihar, aslolduğunda asla masum değildir. İntihar bir cinayettir.

Medya, intiharın artmasına şiddetle destek olmaktadır.

İntihar olgusunu toplumsal cinsiyet bağlamında inceleyen Psikolojik Danışman Sibel GÜNAYDIN’ın yazısını yarın web sitemizden okuyabilirsiniz.

 

Beyzanur KARA

Psikolojik Danışman ve Rehber

Bakmak istersen...

1 Response

  1. Emine dedi ki:

    Kalemine yüreğine emeğine sağlık bayzacım.başarılarının devamını diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir