Psikoloji Nedir? Psikolog kimdir?Psikologların Çalışma Alanları Nelerdir?

Psikolojinin tarihi insanlık kadar eski olup psikolojinin amacı; kendini ve ötekini anlama, açıklama, hatta kontrol etme isteği ve çabasıdır. Bütün bilimlerin anası ve ışığı olan felsefenin içinden gelmektedir. 1879’ da fizyolog ve filozof olan Wilhelm Wundt’un ilk psikoloji laboratuvarını kurmasıyla birlikte modern psikolojinin temelini atarak psikolojiyi felsefeden ayırmıştır.

Psikolojinin tanımı kısaca ve özce ruh bilimidir. Psikoloji sözcüğü, Yunanca psyche (psike; ruh, nefes, zihin) ve logos (düzenli söz, bilgi sevgisi) terimlerinden oluşmuştur. Psikoloji, organizmanın gözlenebilir ve ölçülebilir davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir. Doğum öncesi dönemden başlayarak çocuklukta, gençlikte, yetişkinlik ve yaşlılıkta zihinsel ve fiziksel gelişim süreçlerini inceler. Yaşa bağlı davranış değişikliklerinin tanımlanması, açıklanması ve ölçülmesiyle ilgilenir. Organik süreçlerin davranış, düşünce ve duygular üzerindeki etkisini inceler. Biyolojik sistemler ile zihnin işlevi ve davranış arasındaki ilişkiyi inceler. Beynin biyokimyasal mekanizmaları, beyin mekanizmalarının fonksiyonları, kimyasal ve fiziksel değişikliklerin davranışlara ve duygulara etkisini araştırır, Öğrenme, bellek, duyum, algı, biliş, güdü, duygular gibi süreçleri inceler. Bilişsel psikofizyoloji ve nöropsikoloji alanlarında laboratuvar veya alan deneylerinin yanı sıra değerlendirmeler yapar. Etkili öğrenmenin gerçekleştirilmesi için programların geliştirilmesi, her yaştaki insanın eğitimi için gerekli araç, gereç ve yöntemleri geliştirir. Kaygı, sosyallik, başarı gereksinimi, saldırganlık vb kişilerarası farklılıkları inceler. Zihinsel, davranışsal ve ruhsal bozuklukların değerlendirilmesi, nedenlerinin araştırılması ve iyileştirilmesiyle ilgilenir, insanların birbirleri ile nasıl etkileşime girdiklerini ve sosyal çevrelerden nasıl etkilendiklerini, önyargı ve tutumların nasıl geliştiğini inceler.

Hastalıkların önlenmesi ve sağlığın sürdürülebilmesi için araştırmacı ve uygulamacı olarak çalışır. Sağlığı ve hastalığı etkileyen biyolojik, psikolojik ve sosyal etmenlerle ilgilenir. İyileştirme ve üretimi arttırma amacıyla psikolojik ilkeleri iş yaşamına uygular. Örgütsel yapı, iş verimi, iş doyumu, tüketici davranışı, personel seçimi, personelin geliştirilmesi vb konularda çalışır, Psikolojik ilkelerin trafik ve yol güvenliği alanına uygulanmasını sağlar. Sürücü yeteneklerinin psikoteknik değerlendirmesini yapar, Psikolojinin ilkelerinin hukuk alanında uygulanmasına katkıda bulunur, Psikolojinin ilkelerinin spor ortamına uygulanmasını sağlar, Psikolojik bilginin elde edilmesi ve uygulanması sırasında kullanılacak teknik ve yöntemler üzerinde çalışır. Test geliştirir. Araştırma desenleri, veri analizi ve verilerin yorumlanması konularında çalışır. Etik ve bilimsel ilkeler doğrultusunda araştırma yapar ve bu araştırma sonuçlarının uygun alanlarda kullanımını sağlar.

Psikolog insan ve hayvan davranışlarını, zihinsel süreçlerini, yapı ve süreçlerini, gözlem ve deney gibi bilimsel yöntemleri kullanarak inceleyen, davranış bozukluklarının ve gelişim sorunlarının teşhis ve tedavisi yönünde faaliyetlerde bulunan kişidir.

-Psikolojinin alt dalları ve çeşitli uzmanlık alanları
Psikolojinin 50’den fazla alt dalı olmakla birlikte aşağıdaki tabloda bir takım uzmanlık alanlarını görebilirsiniz.

Psikolojinin Alt Dalları ve Uzmanlık Alanları

Psikologların çalışma alanları nerelerdir?

-Hastane ve diğer kamu kuruluşları

Hastanedeki çalışmalar genel olarak psikiyatri kliniği ile birlikte yürütülür. Psikiyatri hastalarına kişilik testi zeka testi uygulayabilir, terapi gereken hastalara bireysel veya grup terapileri yapar. Emniyet müdürlüklerinde ceza evlerinde belediye ya da sosyal hizmetlere bağlı aile danışma merkezlerinde adliye ve denetimli serbestlik birimlerinde aile ve çocuk mahkemelerinde çalışırlar diğer mahkemelerde bilirkişilik yapabilirler

-Özel şahıs danışmanlık merkezleri

Özel danışmanlık merkezlerinde çalışan psikologlar ise evlilik ve aile terapisi, bireysel ve grup terapisi kişilik ve zeka testleri çocuk değerlendirme ve gelişim testleri, iş yeri danışmanlığı gibi hizmetler verir.

-Özel kurum ve kuruluşlarda (Sivil toplum kuruluşları da dahil)

Sosyal hizmet alanında çalışan psikologlar sosyal desteğe ihtiyaç duyan aile ve çocuklara danışmanlık verir. Okul ve dershanelerde, kreş ve anaokullarında, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde, psikoteknik merkezlerinde, diyaliz merkezlerinde, özel hastane ve tıp merkezlerinde, fizik tedavi merkezlerinde kısacası psikolojik destek gereken her alanda çalışabilirler. Ayni zamanda lisans eğitiminden sonra yüksek lisans, doktora yapabilir, araştırma görevlisi olabilir ve akademik kariyer yapabilirler.

-Mesleğin getirdiği özellikler

İnsanlarla iletişimde bulunmaktan ve onlara yardım etmekten hoşlanan, başkalarının duygu ve düşüncelerini anlayabilen, başkalarını etkileyebilen, kendisi ile barışık, sabırlı, hoşgörülü, üst düzeyde genel ve sözel yeteneğe, – Aritmetik akıl yürütebilme, mantıksal bağlantıları kurabilme, soyut düşünebilme ve düşünceleri söz ve yazı ile ifade edebilme yeteneğine sahip işbirliğine açık kimseler olmaları gerekir.

-Yanlış bilinenler

Psikiyatrist mi psikolog mu ilaç yazar?
Psikolog tıp eğitimi almaz bunun için ilaç bilgisi ve yazma yetkisi yoktur.

Psikolog deli doktoru değildir.

Psikolog kişilerin kafasından geçenleri okumaz ve sürekli her tanıştığı kişiyi tahlil etmez.

Her psikolog hipnoz eğitimi almaz hipnoz uygulamaz.

Psikologların elinde sihirli değnek yoktur. İlk seansta mucizevi bir değişim beklenmemelidir.

Ruh sağlığı tek bir meslek sınıfı alanına mal edilmeyip psikolog, psikiyatrist ve psikiyatri hemşireleri, pratisyen hekim/aile hekimi, psikolojik danışman, sosyal çalışmacı ile sürekli iletişim halinde bulunan çoklu çalışma gerektirmektedir.

Dünyada nüfusun %25’i yaşam boyu bir ruhsal hastalık yaşamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, yeti yitimine yol açan on ruhsal hastalıktan birinin şizofreni olduğunu belirtmektedir (Ensari, 2013:3).Şizofreni hastalığının yaşam boyu riski yaklaşık %1’dir (Javed, 2000). Türkiye’de ruh sağlığı ile ilgili veriler açısından ise iki araştırma bulgularının sonuçları önemlidir; “Türkiye Ruh Sağlığı Profili” çalışması Türkiye’de nüfusun %18’inin yaşam boyu bir ruhsal hastalık geçirdiğini, çocuk ve ergenlerde klinik düzeyde sorunlu davranış oranının %11 olduğunu belirtmektedir. Ruhsal hastalıklar sosyal, ekonomik, hukuki ve tıbbi boyutları olan bir sorun olarak hastaları, ailelerini ve toplumu çeşitli şekillerde etkilemektedir. Ruhsal hastalıklar, bireylerin yaşam kalitelerini düşürmekte ve yaşam sürelerini kısaltmaktadır. Aynı zamanda, birincil bakım veren aileleri de hastalık yükü nedeniyle psiko-sosyal ve ekonomik açılardan etkilemekte, aile dengesine zarar vermektedir. Bu nedenledir ki toplumun, bireylerin ve toplumun yapı taşı olan aile kurumunun işlevselliğinin sürdürebilmesi için ruh sağlığı çalışmalarının önemini vurgulamaktayız.

Psikolog Yağmur Kılıç

Kaynakça:
https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_5502.htm https://www.kimpsikoloji.com/psikoloji-mesleginin-tanitimi/
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/153091
C. Morgan. Psikolojiye Giriş

Bakmak istersen...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir