SİBER ZORBALIK

Zorbalar ve kaba insanlar hep vardı, ancak teknolojinin de gelişmesiyle beraber artık harekete geçebilecekleri yeni bir platforma sahipler. Alay edilmek, hem gerçek hem de çevrimiçi dünyada çocuklarımız için ciddi duygusal sonuçlara yol açabilir.

Zorbalık ve saldırganlık arasında iki temel fark bulunmaktadır. Saldırganlık tek bir eylemdir, zorbalık tekrarlanır ve zorba-mağdur arasındaki ilişki saldırganlıkta orantılı kuvvetler arasındayken, zorbalıkta orantısız güç söz konusudur. Kasıtlı hareketler siber zorbalığa dahilken kötülükten yoksun hareketler siber zorbalığın dışında kalmaktadır.  İşe koşulan yöntemlerin çeşitliliği nedeniyle siber zorbalık hakkında tanım ve karşılaştırma yapmak zor olmaktadır. Ancak siber zorbalık genel olarak; bir grup veya birey tarafından, kolayca  kendini savunamayacak bireye karşı, art arda ve sürekli elektronik formları kullanarak yürütülen saldırı ve kasıtlı hareketler olarak tanımlanmaktadır. Yani siber zorbalığın temel bileşenleri hareketin; saldırı, kasıt, tekrarlılık ve orantısız güç içermesidir

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), siber zorbalık tanımını şu şekilde yapıyor:

“Bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla gençler ve çocuklar arasında internet kullanımı giderek artmaktadır. Bu durumun pek çok olumlu getirisi olduğu gibi, siber zorbalık davranışlarının sergilendiği kötü amaçlı kullanımlar da meydana gelmektedir. Siber zorbalık, elektronik ortamda bir birey veya grubun, diğerlerine yönelik kasıtlı biçimde gerçekleştirdiği aşağılama, iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma ve dışlama gibi rahatsızlık verici eylemleri ifade eder.”

Siber zorbalığı fark etmek bazen oldukça kolaydır. Örneğin, çocuğunuz size kırıcı, kaba ya da acımasız bir mesaj, tweet veya Facebook yorumu gösterdiğinde bunun siber zorbalık olduğunu anlarsınız. Ancak, mağdurun çevrimiçi kimliğini ele geçirmek ya da mağdura zarar vermek ve onu utandırmak adına kişisel bilgilerini, fotoğraflarını ve videolarını yayınlamak gibi diğer eylemler fark etmesi daha güç olabilir. Bazı çocuklar sahte bir hesabın, web sitesinin ya da çevrimiçi kişiliğin yalnızca kendilerine yönelik taciz ve zorbalık amacıyla oluşturulduğu şikayetinde bulunuyorlar.

Siber zorbalık istem dışı da meydana gelebilir. Cep telefonu mesajlarının, anlık iletilerin ve e-postaların kişisel olmayan doğası, gönderen kişinin niyetini tespit etmeyi zorlaştırır. Şaka yaptığını düşünen biri, karşısındaki kişiyi incitecek bir hakaret etmiş olabilir. Ancak yine de, tekrarlı bir şekilde gönderilen e-postalar, mesajlar ve çevrimiçi gönderiler nadiren rastlantısaldır.

Birçok çocuk zorbalığa uğradığını ebeveynlerine dahi bildirmekten çekindiği için kaç çocuğun bu duruma maruz kaldığını tespit etmek oldukça zor. Ancak, siber zorbalığın yaygınlığı ile ilgili son dönemde yapılan araştırmalar, yaklaşık olarak 4 ergenden 1’inin siber zorbalığa maruz kaldığını ve 6 ergenden 1’inin de başkasına siber zorbalık yaptığını kabul ettiğini gösteriyor. Bazı çalışmalarda, ankete katılan ergenlerin yarısından fazlası sosyal ya da dijital medya üzerinden tacize uğradıklarını belirttiler.

Gençler interneti sıklıkla; arkadaşlarıyla iletişim kurmak, okul ödevleri için bilgi toplamak ve müzik indirmek için kullanmaktadır. Son yapılan araştırmalar  gençlerin büyük bir kısmının evinde bilgisayar ve internet erişimine sahip olduğunu göstermektedir. Gençlerin çoğunluğunun aynı zamanda Facebook ve MySpace gibi sosyal ağ sitelerinde profilleri de bulunmaktadır. 2006 yılında hukukçular tahmini olarak 13 milyonun üzerinde 6-17 yaş aralığındaki çocuk ve ergenin siber zorbalığın kurbanı olduğunu belirtmişlerdir. Verilerin sonuçları anlamlı sayıda gencin online tacize uğradığını göstermektedir. Araştırma da gençlerin maruz kaldığı siber zorbalığın öngörülen karakteristiklerini tanımlamaktadır. Ebeveyn ve eğitimcilerin siber zorbalığın karakteristiklerini anlamaları ve önlem için strateji geliştirmeleri kritik önem taşımaktadır. Genellikle siber zorbalık; internet veya diğer iletişim kanallarını kullanarak zararlı ve acımasız yazı veya resim gönderimini içerir. Siber zorbalık; kişisel web sitesi, e-posta, sosyal ağ siteleri, chat odaları, forumlar, anlık mesajlaşmada veya cep telefonlarında gerçekleşebilir.

HER 100 KİŞİDEN 41’İ MAĞDUR 

 

PewResearch şirketinin hazırladığı çalışma10 Amerikalı’dan 4’ünün şahsen en az bir tür çevrimiçi tacize uğradığını gözler önüne seriyor. Bu sonuç firmanın bu anketi en son gerçekleştirdiği 2014 yılına göre %14’lük bir artış olduğunu da gösteriyor.

Çevrimiçi kullanıcılar tarafından bildirilen taciz türleri aşağıdakileri içeriyor…

Çevrimiçi lakap takma (%27)

Birisini mahcup etme çabaları (%22)

Fiziksel tehditler (%10)

Sinsice takip – Stalklama (%7)

Sürekli olarak taciz (%7)

Cinsel taciz (%6)

Katılımcıların %41’i çevrimiçi zorbalığa davet edildiğini itiraf ederken, %18’i takip, cinsel taciz ve uzun süre taciz gibi “özellikle şiddetli taciz biçimleri” yaşadıklarını söylüyor.
Ankete katılan 4 bin 248 Amerikalı yetişkinin %66’sı, bu davranışların başkalarına yöneltildiğine “tanık” olduğunu belirtiyor. Bu davranışlar çok çeşitli çevrimiçi mekanlarda gerçekleşirken, Facebook, Instagram, Twitter ve Snapchat gibi sosyal medya platformları “çevrimiçi taciz için özellikle verimli bir zemin” olarak duruyor.
Bitdefender Türkiye Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu, sosyal medya platformlarının çevrimiçi taciz için verimli bir zemin oluşturması konusunda, “2016 internet kullanım oranlarına baktığımızda 3,4 milyarın üzerinde insanın internete bağlandığını ve bunun 2,3 milyarının sosyal medyayı aktif olarak kullandığını görüyoruz.

Türkiye’de ise internet bağlantısı olan 46 milyonun üzerinde kişi var ve 42 milyon kadarı da aktif olarak sosyal medyada. Bu rakamlara baktığımızda sosyal medya kullanımının internetin ne denli büyük bir kısmını kapladığını görebiliyoruz. Bu rakamların yüksek olması taciz olaylarının çoğunluğunun sosyal medyada gerçekleşmesini bir anlamda açıklıyor” diyor.

Araştırma, siber zorbaların genellikle kişisel veya fiziksel özellikleri hedef aldığını gösteriyor. Amerikalıların %14’ü, siyasi görüşleri nedeniyle çevrimiçi tacizin hedefi olduklarını söylüyor. Yaklaşık 10 kişiden 1’i, fiziksel görünüşlerine (%9), ırk veya etnik kökenlerine (%8) yada cinsiyetlerine (%8) dayalı lakaplarla adlandırılıyorlar. Belki de daha endişe verici olan bu insanlardan bazılarının onlara baskı yapan kişilerle olan yakın ilişkileri. Bazı katılımcıların açığa çıkarttığı gibi, eşi dostu, arkadaşları ve hatta aile üyelerini içeren deneyimler de oldukça sık duyuluyor.

Saldırgan lakaplar takma ya da birini utandırma çabası gibi bazı durumlarda bu deneyimler göz ardı edilebilir veya çevrimiçi hayatın sıkıntısı olarak omuz silkilebilir davranışlarla sınırlı kalıyor. Fakat Amerikalıların %18’i fiziksel tehdit, sürekli taciz, cinsel taciz veya takip gibi şiddetli çevrimiçi taciz biçimlerine maruz kalıyor.

Araştırma raporunda, doğrudan çevrimiçi taciz yaşayanlar için, bu karşılaşmaların, zihinsel ya da duygusal stresten, itibar kaybına ya da kişinin kişisel güvenliğinden korkmasına kadar değişen derin gerçek dünya sonuçlarına sahip olabileceği belirtiliyor.
Yazarını hedef alan ölüm tehditleri nedeniyle spam engelleme eklentisi WangGuard’ın son zamanlarda kapatılması bunun iyi bir örneklerinden biri. WangGuard’ın %99.9 tespit oranı yüzünden yıllardır “neredeyse her gün milyonlarca dolar kaybettirdiği için mafyadan ölüm tehditleri aldığını” söyleyen geliştiricisi JoséConti sonunda ailesinin güvenliğinin spam önleme aracından daha önemli olduğuna karar vererek önemli bir gelir akışını kesip hizmetini durdurdu.

 

Amerika‟da 13 yaşındaki Megan adlı bir kız çocuğu popüler bir sosyal iletişim sitesi aracılığı ile taciz edildiği için intihar etme girişiminde bulunmuştur. Tacizci Megan‟ın annesinin eski bir arkadaşı çıkmıştır. Saldırgan farklı bir kimlik altında Megan‟la yazışmış ve onun hakkında bilgiler edindikten sonra bu bilgileri ona iftira atarak küçük düşürmek amacıyla kullanmıştır (Tokunaga, 2010).

 

Dünyanın birçok ülkesinde siber zorbalıkla ilgili olgular zaman zaman basında yer almaktadır. Örneğin; Amerika‟da 9 yaşında bir kız çocuğu evindeki kişisel bilgisayarından “seni öldürmeye geliyorum” şeklinde tehdit edici mesajlar almış, yine 12 yaşındaki bir başka kız çocuğuna okuldaki bilgisayar aracılığı ile ırkçı, korkutucu e postalar gönderilmiştir. Evinde ve okulunda bilgisayar kullanan her iki çocuk ta sanal zorbalığın korkunç dünyasıyla karşı karşıya kalmışlardır (Thomas, 2006).

Siber Zorbalığın Etkileri

Artık okul bahçeleri ya da sokak köşeleri ile sınırlı olmayan modern zorbalık, okulda olduğu gibi ev ortamında da meydana gelebilir, hem de 24 saat. Rahatsız edilen çocuklar durmaksızın üstlerine geliniyormuş gibi hissederek kaçış yolları olmadığını düşünebilirler. Çocuklar, bir telefona, bilgisayara ya da tablet dahil olmak üzere başka bir cihaza erişimleri olduğu sürece risk altındalar.

Şiddetli, uzun süreli ve sık tekrarlanan siber zorbalık, hem mağduru hem de zorbayı kaygı, depresyon ve strese bağlı diğer bozukluklar için daha fazla risk altında bırakabilir. Halkın yüksek oranda dikkatini çeken az sayıdaki vakada, bazı çocukların intihar ettiğini biliyoruz. Uzmanlar zorbalığa uğrayan – ve de zorbalığı yapan – çocukların intihar düşüncelerine sahip olma, intihar girişiminde bulunma ve intihar etme risklerinin daha yüksek olduğunu söylüyor.

Siber zorbalar için uygulanan cezalar arasında okuldan uzaklaştırma ve spor takımlarından atılma var. Bazı siber zorbalık türleri suç sayılıyor.

Siber Zorbalık Belirtileri

Siber zorbalığa uğrayan çocukların ve ergenlerin çoğu öğretmenlerine ya da ebeveynlerine bu durumdan bahsetmek istemezler. Bunun sebebi genelde, çevrelerinden utanmaları veya evdeki bilgisayar kullanım haklarının ellerinden alınacağı korkusudur. .

Siber zorbalık belirtileri değişiklik gösterebilir, ancak bunlardan bazıları şunlardır:

  • İnternet ve telefon kullanımı sırasında ya da sonrasında üzülmek
  • Dijital yaşam konusunda fazla gizli ve korumacı davranmak
  • Aile bireylerinden, arkadaşlardan ve aktivitelerden uzaklaşmak
  • Okuldan veya grup toplantılarından kaçınmak
  • Okul notlarının düşmesi ve evde öfkeli davranmak
  • Ruh hali, davranış, uyku ve iştahta değişimler
  • Bilgisayar veya cep telefonu kullanmayı bırakmak istemek
  • Anlık ileti, mesaj ya da e-posta geldiğinde gergin ve ürkek davranmak
  • Bilgisayar ya da cep telefonu ile ilgili konuşmalardan kaçınmak

                                                  

Ebeveynler Nasıl Yardım Edebilir?

Çocuğunuzun siber zorbalığa maruz kaldığını fark ederseniz, onu rahatlatmaya çalışın ve desteğinizi sunun. Çocukluğunuzda yaşladığınız herhangi bir zorbalık deneyiminizden bahsetmeniz daha az yalnız hissetmesini sağlayabilir.

Bu durumun çocuğunuzun hatası olmadığını, zorbalığın mağdurdan çok zorbanın kendisiyle alakalı olduğunu bilmesini sağlayın. Sizinle konuşarak doğru olanı yaptığı için çocuğunuzu övün. Ona yalnız olmadığını, birçok insanın hayatının bir noktasında zorbalığa uğradığını hatırlatın. Bu durumla birlikte başa çıkmak için elinizden gelen her şeyi yapacağınızı söyleyerek çocuğunuza güven verin.

Okuldan birine (müdür, Psikolojik Danışman ya da öğretmen) durumu anlatın. Birçok okul, siber zorbalık ile mücadele edecek protokollere sahip. Ancak, okula haber vermeden önce çocuğunuza bu planınızdan mutlaka bahsedin, böylece birlikte ikinizin de rahat hissedebileceği bir plan oluşturabilirsiniz.

Çocuğunuzu siber zorbalığa karşılık vermemesi için teşvik edin, çünkü bunu yapmak durumu kızıştırır ve daha kötü hale getirir. Ancak, tehdit içeren mesajları, fotoğrafları ve metinleri saklamayı ihmal etmeyin. Çünkü bunlar zorbalığı yapan kişinin ailesine, okuluna, işverenine hatta gerekli durumlarda polise bile delil olarak gösterilebilir. Gelecekte lazım olması durumunda kullanmak üzere bu içeriklerin ekran görüntüsünü ve çıktısını alabilirsiniz.

Siber zorbalığı önlemek için deneyebileceğiniz bazı yöntemler:

  • Zorbayı engelleyin.Çoğu cihazda belli kişilerden gelen istenmeyen e-postaları, anlık iletileri veya mesajları engelleme özelliği mevcut.
  • Teknoloji erişimini kısıtlayın.Onar için ne kadar acı verici olsa da, zorbalığa uğrayan çocukların çoğu yeni mesaj olup olmadığını kontrol etmek için internet sitelerine ya da telefonlarına bakma isteğine karşı koyamaz. Bilgisayarı evinizdeki ortak kullanım alanlarından birinde tutun (çocuk odasında bilgisayar bulunmasın) ve cep telefonu kullanımı ile çevrimiçi oyun oynama vakitlerine sınır koyun. Bazı cihazlar, belli saatlerde mesajlaşma servislerini kapatmanıza izin verir. Ve çoğu internet sitesi ve akıllı telefon, ebeveynlerin çocuklarının mesajlaşmalarına ve çevrimiçi hayatlarına erişmelerini  sağlayan ebeveyn kontrol seçenekleri içerir.
  • Çocuğunuzun çevrimiçi dünyasını bilin. Çocuğunuzla sosyal medya hesaplarında arkadaş olun ya da takipleşin, ancak bu hakkınızı onun profilinde yorum yaparak ya da fotoğraf paylaşarak suistimal etmeyin. Gönderilerini ve ziyaret ettiği siteleri kontrol edin, vaktini çevrimiçi olarak nasıl geçirdiğini öğrenin. Çocuğunuzla gizliliğin önemi hakkında konuşun ve kişisel bilgileri internette paylaşmanın – arkadaşlarıyla bile – neden kötü bir fikir olduğunu anlatın. Kesin olarak uygulayacağınız bir cep telefonu ve sosyal medya anlaşması oluşturun.
  • Çocuğunuzu çevrimiçi ortamda güvende tutmanın yollarını öğrenin. Çocuğunuzun hesapları için güçlü parolalar oluşturmasını teşvik edin ve adresi ya da bulunduğu yerle ilgili bilgileri asla paylaşmamasını isteyin.

Eğer çocuğunuz da kabul ederse, çocuğunuz ve zorbaya aracılık etmesi için bir terapist ya da okul danışmanıyla görüşebilirsiniz.

Zorbalığı Yapan  Kişi Çocuğunuzsa Ne Yapabilirsiniz?

Kötü davranışlarda bulunan kişinin çocuğunuz olduğunu öğrenmek üzücü ve acı verici olabilir. Durumun kendiliğinden düzelmesini beklemeden sorunu en başından halletmeye çalışmak çok önemli.

Çocuğunuzla eylemleri ve eylemlerinin başka insanlar üzerindeki olumsuz etkileri hakkında kesin bir dille konuşun. Şakalaşmak ve alay etmek bir insana zararsız gibi gözükürken başka biri için zarar verici olabilir. Zorbalığın hiçbir türü kabul edilebilir değildir; devam ederse evde, okulda ve toplum içinde ciddi (ve bazen kalıcı) sonuçlara yol açabilir.

Cep telefonu ve bilgisayar kullanımının bir ayrıcalık olduğunu çocuğunuza hatırlatın. Bazı durumlarda davranış düzelene kadar bu cihazların kullanımını kısıtlamak yardımcı olabilir. Çocuğunuzun güvenlik sebepleri için bir telefona sahip olması gerektiğini düşünüyorsanız, telefonunun yalnızca acil durumlarda kullanılabilir olduğundan emin olun. Tüm cihazlarda ebeveyn kontrolü özelliğinin açık olmasını sağlayın.

Meselenin kaynağına ulaşmak için öğretmenlerle, rehberlik danışmanlarıyla ve diğer okul yetkilileri ile konuşmak çocuğu zorbalığa teşvik eden durumları belirlemeye yardımcı olabilir.   Eğer çocuğunuz öfkesini kontrol etmekte zorlanıyorsa öfke, acı, hayal kırıklığı ve diğer güçlü duygularla sağlıklı bir şekilde başa çıkmasına nasıl yardım edeceğinizi öğrenmek için bir terapistle görüşün. Profesyonel danışmanlık ayrıca, çocuğunuzun özgüvenini ve sosyal becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilir ve bu da zorbalık riskini azaltabilir.

Ve en önemlisi, çocuğunuza iyi bir örnek olmayı unutmayın. Çocuğunuzun dijital dünyanın faydalarını ve tehlikelerini kavramasına yardımcı olmak için olumlu internet alışkanlıkları sergileyin.

BURAK BAYSAL

PSİKOLOJİK DANIŞMAN

 

 

 

 

burak_pd

Mersin Psikolojik Danışma 2019 mezunuyum. Bilişsel ve Davranışcı Terapi eğitimi aldım.Depresyon,anksiyete,panik atak ve özgül fobi hastalıkları üzerine çalışıyorum

Bakmak istersen...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir